• yurtiçi kargo

    812.
    kargoculukta eşik, adeta dip nokta. bunlardan daha kötüsü varsa onlar da yurtiçi kargo eski çalışanlarının yer aldığı başka bir şirketin şubesidir kesin. yalnızca bir eve gittiklerinden sanırım, sürekli müşterilerini evde bulamıyorlar. o evde yıllar önce terkedilmiş. birileri şu salakları uyarsın. Şubelerinde adrese teslim kargo bulunca hep aynı adrese gidiyorlar.
    Herifler sarkazm ile moronluk arasında gidip gelen bir zihniyete sahipler. tıpta kansere sebep olan yeni etkenlerden biri olarak adlarının geçeceğine dair rivayetler var. o derece kepazeler.
    6 ... serenity painted death
  • türkçe şarkılarda geçen mükemmel sözler

    9452.
    Yorulmuşsun terk edilmişsin de
    Üstüne elinden tutan yok
    Sıkıntı yok

    Aldatılmışsın, sevdin sanarken
    Kaçırmış son treni de koşmaz
    Kaybetse de ne fark eder

    Bu adam fezadan
    Ona koymaz ona koymaz
    iki cennet arasında yaşıyorsa

    Yıkık dökük, ıslak avuçlarınla
    Düşüyor gibi durur ayakta sıkıntı yok

    Çok yalnızmış
    Pek kararlıymış
    Başı yerde yüzünde ay var
    Yalanım varsa kahret beni

    Bu adam fezadan
    Anlamazsın anlamazlar
    Üstü yara, güller açmış her yanında
    Güler oynar ağlamazdı ağlamaz
    Bu adam fezadan
    Fezada, fezada

    O bilir bir şey
    Ne o kim bilir
    Vurdu mu güler
    Hoş gibi gelir
    O olur gibi
    Kimse bilmiyor
    Kimse bilmedi

    (bkz: bu adam fezadan)

    Bu parça fezadan, değil bu dünyadan; bu parça başka bir şey, başka diyarlardan.
    11 -1 ... serenity painted death
  • popüler olmayan sözlük yazarlarının yazma amacı

    657.
    hiç boş yere lafı uzatmaya gerek yok; vakit öldürmek.

    burada popüler olsan ne fark eder olmasan ne fark eder? Saçmalık...

    Oku, düşün, içini dök ve çık. Kelamına sağlık.
    37 -8 ... serenity painted death
  • ağlamak

    1130.
    gözyaşlarıyla göz kapağı perdesindeki kötü anıları silme yöntemi. istisnai durumlar olsa da bir hayli etkili. fakat yönetmenin kurgusu çoğu zaman burada bir işe yaramıyor tabi. emir yukarıdan. büyük prodüktör ne derse o. senaryo belli. deva da bela da ondan. Ağla diyorsa ağlamalı. Bu gözyaşları boşuna verilmedi. insan rolünün kıymetini bilmeli. oyuna devam. film daha bitmedi.
    11 -1 ... serenity painted death
  • yar

    45.
    yarının da olabilir, yaran da; gönlüne nasıl ekleneceğine bağlı. mesele yapıştığı yerden sökülüp sökül(e)memesinde, yer edinebilmesinde.
    4 -1 ... serenity painted death
  • türk kızlarının kışın ağda yapmaması

    6.
    Taşaklarındaki kılları örmeye başlayan bazı insanların başkalarının vücut tüylerine takılması, tuhaf. Önce kendi kapının önünü süpür derler insana. Alıyorsa da kendine, almıyorsa da.
    17 -3 ... serenity painted death
  • bu adam fezadan

    4.
    Herkes gitmiş. Gitsin. Sen varmışsın. Varsın. Her şey bitmiş. Bitsin. Sen kalmışsın. Kalsın. Neler olmuş? Olsun. Bu adam yaralanmış. Yarasın. Bu adam ağlarmış. Ağlasın. Bu adam anlarmış. Anlasın. Bu adam, ki anlatmış... fezadan. inanan inansın. Ve bir el uzanmış. Alsın.

    https://m.youtube.com/watch?v=13PZDfSrEu8+
    7 ... serenity painted death
  • evlilik hayali kurduğunuz kişi şuan ne yapıyor

    24.
    Tam şu an o da evlilik hayali kuruyor olabilir. Aynı anda. Halıya uzanmış, tavana bakarak. Aynı pozisyonda. Yalnız küçük bir sorun var. ikimiz de birbirimizden bihaber durumdayız. Tanışmıyoruz şu anda. X ve y'nin ortak bir hayalde buluşması. Hayal bu ya. Her şey mümkün.
    14 ... serenity painted death
  • mutluluk

    2445.
    üç buçuk atan aksak göt yerine dokuz sekizlik orta karar bir ritim ile çarpan heyecanlı kalp ve yerçekimine meydan okuyarak bulutlara uzanan yüz kaslarıyla kendini gösterir. bol oksijenle hücrelere nüfuz eden kan ve gözbebeklerinden ışık saçarak etrafa bakarsın o an. renkleri renk, kokuları koku, tatları eksiksiz alırsın. yazık ki kıymeti bilinmez. kıymeti bilinmeyen niceleri gibi çok sürmez...

    sıklıkla ben buradayım desin, sürdürülebilirliği hiç eksilmesin. dile getiremesek de çok sevilir, bilsin.
    16 ... serenity painted death
  • zaman makinesi bulununca yapılacaklar

    390.
    diş fırçası açıları ile uğraşan isviçreli şapşal bilim insanları, hentai bağımlısı çekik gözlü dahi amcalar yahut kararlı ve becerikli bir emmet brown şu icadı gerçeğe dönüştürebilir de zaman yolculuğu imkanına kavuşabilirseniz eğer ilk iş olarak geçmişe dönüp çocukluk halimizle karşılaşmayı başardıktan sonra gelecekte başınıza neler gelebileceğini ona bir bir anlatarak bazı hatalardan ve yanlış seçimlerden uzak durmasını sağlayıp pek de iç açıcı durumda görünmeyen günümüzdeki vaziyeti kurtarmak olabilir. tabi önce onu ikna edip anlatılanları dinlemesini sağladıktan sonra gelecekten gelen kendisine inandırıp ders çıkarabilmesine vesile olmak asıl mesele. Bir de ailesinin/ailenizin bu kaçık herifi çocuklarına dadanan manyak biri olarak görmesine mani olmalı elbette. Dikkatli olun, sıkı giyinin, aklınızı koruyun. Zor bir yolculuk sizi bekliyor. bol şanslar.
    16 -1 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının hayalindeki arabalar

    707.
    Mesela turuncu ve külüstür bir Vosvos. Mor da olabilir. Benden daha yaşlı olsun ki hürmet edeyim. Yol göstersin, abilik yapsın. Tabi daha da iyisi bir adet karavan olması. O fazla külüstür olmasa da olur. Konfor önemli. Arada misafir ağırlayabilirim, rahat ettirmek lazım. Kalıcı yol arkadaşlığına da aday olur belki. Kim bilir...
    12 ... serenity painted death
  • can alıcı şiir dizeleri

    1683.
    kim sana verdiklerimi, senden aldıklarımı çözebilir?
    birbirine dolanan hayaller yumağıdır hayatımız,
    hayalleri dik tutmak gerekir.

    ben yumuşak tuşlarına basacağım hayatın
    sen çatıyı kur.
    sırları soracağım ben,
    sen hayatın anlamını ara.
    yazın yönünü değiştireceğim ben
    sen yolculuğa çık.
    ben arka bahçeyi özleyeceğim
    sen inat et...

    (bkz: Birhan keskin)
    11 ... serenity painted death
  • sevgilinin soğuk davranması

    43.
    akabinde "biraz düşünmem gerek, kafam çok karışık" zırvaları da gelmişse müjdemi isterim; nurtopu gibi bir ayrılığa hazır olun.

    Bir köşede durup onun düşünmesini beklerseniz, ilişkinizin akıbetine dair güzel hayallerin gerçek olmasını çok beklersiniz. Bir ayrılığa takılıp hayatınızı karartmayın. Hayatınızı güzel bir şekilde yaşamaya bakın.
    11 ... serenity painted death
  • kitap alıntıları

    635.
    "Nazlı çocukluğundan başlayarak bir sürü şeyi başkalarına açıklamak zorunda kalmıştı. Açıklayamadığı şeylerden utanmış, yalanlar söylemişti. Şimdi de, iyi bir geliri olduğu halde kutu gibi küçük bir evde yaşaması, otomobilinin olmaması, çocuk istememesi ve büyük bir inşaat şirketinde yükselmesi beklenirken birdenbire istifa edip evde oturmaya başlayan bir adam ile evli olması açıklama gerektiriyordu. Ama artık sadece susuyordu. insanın kendi dünyasını ve dilini susarak koruması ne tatlı bir paradoks! Öte yandan nazlı hekimlikten, hastane ortamından, susmak zorunda olmaktan ve cemil'in sorumluluğundan usandığında, bu kederli palyaçonun hayatını mahvettiğini düşünüyor, ona kızıyor, ondan uzaklaşıyordu. Evi kendisinden daha fazla sahiplenmesine de sinirleniyordu. Ama sonra bir gülüş, bir koku, yataktan kalkarken sıyrılan külottan görünen cemil'in kıçı... ne kadar itse de olmuyor, yeniden yakınlaşıyorlardı. "uzak dostum!" diye sesleniyordu cemil'e, anlamı tam karşısına alarak. Çünkü aşk başta anlam olmak üzere pek çok şeyi karşısına alır, huzuru örneğin, kararlılığı ve dengeyi. Kendi kendine söz verirsin. Boşunadır. Nazlı da cemil'den uzaklaşma çabasının boşuna olduğunu biliyordu. Onu salondaki koltukta sessizce oturmuş kitaplığa bakarken gördüğünde, kitaplardan korkan bu çocuğu içine sokmak istiyordu. Başta annesinin ve babasının ölümlerinden olmak üzere bütün ölümlerden ve bütün kötü kötü şeylerden kendini sorumlu tutan bu hasta çocuğu iyileştirmek, korumak istiyordu. Güzel bir şarkı çalarken, cemil koltuğundan kalkıp dans etmeye başladığında, yoksul gibi, her an tökezleyecekmiş gibi, bir sokak lambası gibi dans etmeye başladığında, nazlı da karanlıktan çıkıp bu sokak lambasının ışığında kaybettiği şeyleri arıyordu."

    "editör hanım, elime kalem aldığımda sahip olduğum meziyetlere romanım basılırsa, belki günlük hayatta da sahip olabilirim! Bütün umudum bu! Romanım basılırsa, beni kovalayan saksağanların karşısına korkusuzca dikilebilirim. Her sabah gazete almaya giderken selamlaştığım ada görevlisi nedim'in, gündüzleri apartman boşluğunda sesleri yankılanan, kapı aralarından, gözetleme deliklerinden bana bakan komşu kadınların ve nazlı'nın ailesinin karşısına nihayet düzgün bir kıyafetle çıkabilirim. Yazar kıyafeti. Fena değildir. En azından eskrimci kıyafetiyle dolaşmaktan daha iyidir. Çünkü toplu konutlardaki hemen herkes bana, ani bir hamleyle kalplerinin üzerindeki bir düğmeye dokunup iç dünyalarının çirkin ışığını yansıtacakmışım gibi çekinerek bakıyor. Romanım basılırsa, futbol sahasında gösterdiğim beceriksizlikler bir uyuşmazlık mahkemesince çözüme kavuşturulabilir. Topu göğsümde yumuşatamayışım, sağ ayağımı hiç kullanamayışım, ortalarımın berbat olması filan, hepsi affedilebilir. istifa edip evde oturmam, kitap okumadan, tek bir cümle yazmadan sadece hayal kurarak boş boş geçirdiğim saatler bir vicdan sorunu olmaktan çıkar. Belki, jonh mayall'den sensitive kind'ı veya 16 horspower'dan sinnerman'i acze düşmeden, ikide bir burnumu çekmeden dinleyebilirim. Geçmişle ilgili hiçbir marazi duyguya kapılmadan çilek reçeli yapabilirim, belki şeftali reçeli de. Ayrıca, romanım basılırsa, daha çekici bir erkek olabilirim. Bir kitaptan ne çok şey bekliyorum, değil mi editör hanım, tıpkı bir kadından beklediğim gibi."

    "editör hanım, yazarlar her şeyin sebebini, esasını ararlar ama hayatın anlatılmaya değmez basit şeyler ile dolu olduğunu da gayet iyi bilirler. Yarattıkları karakterleri, kurdukları dünyaları inandırıcı kılmak ve hayatı en geniş şekilde kuşatıp kağıda aktarmak için esasa dair gibi görünmeyen bu basit şeyleri, gündelik kırıntıları, manasız fazlalıkları anlatmaya bilhassa çaba gösterirler. Sonra zaten sala okunur. Toplu konutlardaki herkes kulak kesilir. Soyak blokları'ndan polis memuru ismet gönül'ün kayınvalidesi Şadiye numan hanımefendi vefat etmiştir. Esas olan neymiş anlaşılır, ama kısa bir duraklamadan, kesintiden sonra, hayat yine basit, anlatılmaya değmez şeylerin bolluğunda, yani kendi içinde kaybolur. Tırnaklarımızı keseriz, yemek pişirirken bitmeye yüz tutan tüpü yenisi gelene kadar yan yatırırız, çamaşır makinesinin su giriş hortumundaki süzgeci temizleriz, tuvalette kitap okurken klozete değmesin diye bir elimizle erkekliğimizi tutarız, buzdolabından gelen kokunun kaynağını araştırırız: çürümüş dereotu ya da kapağı tam oturmamış turşu kavanozu. Yazmak bir bakıma anlatılmaya değmez olanı anlatmaktır. Böylelikle anlamsız olanı anlamlı kılmaya cüret etmektir. Şimdi ben de çürümüş dereotunu nazlı gelmeden gizlice çöpe atacağım, turşu kavanozunun kapağını güzelce kapatacağım ve bunları anlatmaya yeniden yeniden cüret edeceğim."

    "editör hanım, balzac sanatın yoğunlaşmış yaradılış olduğunu söylemiş. Güzel söylemiş. Dünyada nazlı diye biri olmasaydı, onu tanımasaydım, onu böyle sevmeseydim, hiç kuşkusuz balzac'ı alnından öperdim ve bütün kapıları kapatarak yaradılışımın yoğunlaşmasına zevkle izin verirdim."

    (bkz: sinek ısırıklarının müellifi)
    8 -2 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının itirafları

    160223.
    Sıçtın mavisini görüp de kaygılandığım, 27 dakikalık zamanım kalsa da inatla uyumaya çalıştığım ve büyülü düşler gördüğüm o kısacık uykulardan hiçbir şikayet etmeden büyük bir mutlulukla uyandığım eğlenceli ve şapşal zamanları özlüyorum.
    10 -1 ... serenity painted death
  • friends

    506.
    Gelmiş geçmiş en iyi sitcomlardan biri. Seinfield kral ise friends kraliçe. Bunun kadar samimi ve naif karakterleri olan gelmemiştir. En güzel tarafı da belki bu özelliği. Her karakterdeki o saflık, hafif salaklık ve insancıl tarafların ağır basıyor oluşu insanı kendine çekiyor. Her birinin ayrı ayrı zaafları, kötü huyları ve kusurlarına rağmen özlerindeki samimiyet ve birbirlerine olan sevgileri, bağlılıkları bir diziden çok ötede, gerçek bir dostluğu izliyormuş hissi veriyor. Özellikle joey ve chendler özlenecek karakterler. Keşke bitmeseymiş diyor insan. Fakat suyunu çıkartıp sıkmadan sona erdirmiş olmaları bile ayrı güzel. izleyenler bilir neden bu kadar çok sevildiğini. izlememiş olanlar ise kısa bir süre içerisinde anlayacaktır başlarlarsa eğer. Sitcom için büyük bir kırılma noktası idi. Kendisinden sonra gelecek bütün yapımları etkilemesi de kaçınılmaz hale geldi. Anahtarlar bırakıldı ve güzel bir şekilde veda edildi. Hoşça kalsınlar anılarda.
    12 -2 ... serenity painted death
  • sevişmek istenilen sözlük yazarları

    88.
    "Cümlesini cümleleri siksin de sözlüğün kasıklarındaki sancı dinsin..."
    10 ... serenity painted death
  • bir kelimeyle çocukluğunu anlat

    30.
    (bkz: çocuk)

    Hepsini karşılayan ve tüm çocukluğumu anlatan yegane kelime.
    21 -4 ... serenity painted death
  • gözlük takmak

    77.
    Nedense kadınlara erkeklerden daha çok yakışıyor. Yeri geldiğinde daha sevimli gösteriyor. Kimi zaman da daha zeki ve donanımlı bir hava katıyor. Bazı modeller ile de sanılanın aksine daha çekici ve seksi duruyor. Rahatsız etmeyen, yüzdeki anlamı gölgelemeyen ve burunda hasara yol açmayan bir model ise lensten ziyade gözlük kullanın derim. Naçizane tavsiye. Sizi beğenen ve aşık olan adam inanın gözlük varmış yokmuş umursamayacaktır bile.
    17 -1 ... serenity painted death
  • arkadaşın ölmesi

    156.
    (#34737456)

    Dostlarınızın kıymetini bilin. Kaybetmeden. incitmeden. Zamana yenilmeden. Sessizliğe karışmadan. Eski günlerin hatırını gelecek güzel anıların habercisi olarak sayın. Özleyip de kavuşamayacağınız anların bir gün sizlerin de kapısını çalacağı zamanlarda gelecek oluşu sandığınızdan daha yakın. Birbirinize sıkıca sarılın.
    14 ... serenity painted death
  • yeni şeyler getiriyorum