• kardeşlik

    40.
    Bir karın içi hücre evi yoldaşlığı. Kasıklarla birleşen, göbeklerle paylaşılan bağ. Aynı duvara yaslanıp bekleyiş. Varolma çabasına tutunuş. Aynı zamanlar, ayrı zamanlar. Gürültü senfonisi ile geçen anlar. Kimileri içinse hiç paylaşılmayan anılar. Farklı odalarda birbirlerini çoktan beri duymaya başlamış insanlar. Bir ant içiş. Kan değil, gen değil, soy değil. Hissiyat ile görünmeyen bir bağ sayesinde omzunun dibinden hiç eksik olmasın isteyiş.
    13 ... serenity painted death
  • eski sevgiliyi unutamamak

    408.
    saplantı ile tutku arasındaki ince bir çizgide bir o yana bir bu yana savrulmaktır.

    bir yana düşersen diken tarlası, öbür yanında çiçek bahçesi. farkına varırsan hepsi bir yanılgı. direnip de geçersen sonsuz bir ummanın tam ortası...

    suda kalırsan alık, çıkarsan balık olursun. bu kez en doğrusu oltayı yutma zamanı.

    Önünde sonunda başına gelecek senaryolar hep aynı.
    9 ... serenity painted death
  • maganda

    52.
    muhteşem hayatlarındaki yegane eğlenceleri, özellikle taraftarı oldukları futbol takımlarının başarılarında yahut eş, dost, akraba düğünlerinde eline silahı alıp şuursuzca havaya ateş etmek olan; her türlü tanımlamanın yetersiz kalacağı tuhaf mahluklardır.

    ilginç sevinme biçimleri vardır. sanki tüm gün boyunca her saniye elleri tetikte o anı beklemektedirler. maç mı var? gol mu attık? hatta kazandık mı? sarıl silahına!.. düğün mü var? gerdeğe girecek olan kişinin heyecanını paylaşmak gerek! sarıl silahına!..

    işte o vakit güzel memleketimin normal insanları, sevinçlerinin kursaklarında kalmaması için teyakkuz halinde olmalıdır. maazallah, bu arkadaşların kör kurşunları sebebi ile canlarını kaybetme ve sakat kalma ihtimalleri oldukça yüksektir. sosyoekonomik konumları ve eğitim seviyelerinin çok alakası yoktur bu davranış biçimleriyle. seçimi kazanmış bir milletvekili, belediye başkanı ya da varlıklı bir ailenin mensubu da düğün esnasında bu dangalaklığı yapabilmektedir. ağızlarından küfür de eksik olmaz bu gibi davranışları esnasında. gözler hızlıca dönmeye başlar, dudaklardan salyalar fışkırır. sanki bazı uzuvlarına bir şeyler kaçmış ya da hassas bir tarafları avuçlanmış gibi acı çekerek bağırır; aile bireyleri ile istenmeyen tenasül muhabbetine girilmişçesine nefretlerini kusarlar etraflarına. çevreye zarar vermek ve insanları rahatsız etmekte hiçbir beis görmezler...

    afyon mermerinden daha sert ve işlenmesi zor olan kafalarından içeri bir şeyler girer mi bilemiyorum fakat kendilerine buradan seslenmek istiyorum: nezaketten azıcık nasibinizi alın ve çeki düzen verin kendinize. böyle sevinmek olmaz. insanları bırakın, hayvanlar bile utanır oldu bu hallerinize. zira birçoğu sizinle aynı kefeye konmak istemiyor artık.
    14 ... serenity painted death
  • yann tiersen

    261.
    naiflik ve sadelikteki baştan çıkarıcı güzelliğin müzikteki yansıması. zencefilli gazoz gibi bir tat bırakıyor damağınızda, dimağınızda ve ruhunuzun en ücra duvarlarında. gazoz sade, gösterişsiz ve sıradan bir gazoz gibi görünüyor lakin tadı bambaşka. bir adet piyano yeterli olabiliyor onun için. vuruculukta hiçbir azalma olmuyor. gönüllü hedefleri gönlünden kopan oklarla gönlünce delip geçmek onun işi nasıl olsa.
    17 ... serenity painted death
  • yalnızlık

    8385.
    yalnızlık

    (bkz: Hasan Ali Toptaş)
    23 ... serenity painted death
  • uludağ sözlük

    19000.
    Ortada hiçbir sebep görünmüyorken çaylak yapan tuhaf bir platform. Yani sözde sebep bulmak dışında. O da fazla sözlük içi entry girmekmiş.

    Sözlük dışı entry girmek ne ola ki? Gülünç.

    Diyorlar ki neyi nasıl yazacağınızı bize soracaksınız. Biz ne dersek o, sözümüzden çıkmayacaksınız!

    Özgür irade, şahsi fikirler, deneyim ve yorumlarınızın bir ehemmiyeti Yok. Kopyala yapıştır ile hep aynı cümleleri tekrar et.

    Ne kadar da tanıdık...

    2009 yılından beri sözlükteyim, ilk kez çaylak edildim. Nedeni de bahsettiğim mevzu.

    Trollük, sözlük içi kavga, hakaret, küfür, saçmalamak ve format dışı yazılar ile sözlüğün validesine selam yollayan tiplere ise çoğu kez atış serbest. işkembelere tam destek. Ne de olsa mesele nitelik değil nicelik. Bolca tıklanmak gerek...

    insanları sözlükten ve yazmaktan soğutmak için bir hayli başarılısınız.

    Tebrikler, aynen devam. Üç beş yıl sonra sanal dünyada kaybolmaya yüz tutunca nerede hata yaptık biz diye düşünmezsiniz umarım.

    Kolay gelsin.
    27 ... serenity painted death
  • kıyamet

    172.
    bir anda değil, her anda. ne midende, ne ellerinde, ne kalbinde; omuzlarının üzerinde. cehennemi de, cenneti de var eden noktada. doğduğun gibi, öldüğün gibi...
    12 ... serenity painted death
  • kitap satın alma hastalığı

    128.
    almakla mutlu olan insan. adeta modern bir toplayıcı. Bu kadarı kafi diyor. işin okuma kısmı ise meçhul. dilediğiniz gibi hayal kurabilirsiniz. sonu izleyiciye kalmış yeni dalga sinema filmlerinin kahramanı bir nevi. dalgaları aşayım namım yürüsün derken dalga konusu olmasına şaşırmamalı. o da gülüp geçsin. okursa tabi. Muhtemelen buna da üşenir.
    15 ... serenity painted death
  • bir sözlük kızına iltifat et

    471.
    Gözlerine bakınca Ne zaman tanır insan ne de ziyan. Gözlerine dalınca nar olur her bir an. Gülüşün dünyalara bedeldir, kim bilir. Bir çift elma dalında kırmızı, hiç düşmesin istenir. Saçların dalga Deniz, okyanus haresi. Kıvrımlarında dağların esintisi. Mesela sesin, kahkahaların ve şarkıların; hangi birinden söz etsem şu an. diz kapakların öyle eşsiz ki, geyik boynuzunlarında dalgın bir mecnun'a döner insan!

    görünen ve görünmeyen tüm güzelliklerin için tanrı'ya ne denli şükretsen yetersiz; cümlelerinde kaybolan cümlesinden daha güzel görebilirim seni...

    Diyebilirsiniz.

    diyecek birini bulursanız ne mutlu. Ve anlarsa daha da güzel tabi.

    Yine de abartmayın. Entari tırmıklayan parmaklarınızdan sevilin.
    11 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının itirafları

    159638.
    Uzunca bir süredir öldüğümün farkında değildim. yeni uyandım. yeniden uyuyacağım anı bekliyorum. o vakte kadar ne olur bilinmez. ama hissediyorum, nihai son pek yakın. Olursa da olmazsa da kabülüm.
    12 -1 ... serenity painted death
  • kadınları çekici yapan detaylar

    2659.
    (bkz: çil)

    Burnundan başlıyordu, gözlerinin altından yanaklarına doğru hafifçe yayılıyordu. Gülümsedikçe çiller çiçek gibi açıyor ve gülümseyişi güzelleştiriyordu. Güneş vurdukça yüzüne çiller çoğalıyor, yüzünde Güneş açıyordu. Yanakların, gözlerin, burnun ve dudakların... dudakların... çillerin sayısı kadar, her çilin büyüklüğü kadar öpülüyordu. Suretin kaybolsa da gözlerimin önünden, gözlerinin altındaki çiller bir türlü kaybolmuyordu...

    Sevilir, onlarla daha da sevilesidir.
    12 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının itirafları

    159488.
    Hediye almak konusunda sıkıntılı biriyim. Zor bir seçim. Pahasından ötürü değil de alınan kişiye dokunup onu mutlu edebilme endişesi beni geren...

    Uzaklarda bir arkadaşım var. Sıkıntılı zamanlar geçirmişti. Atlattı. Daha iyi olacak inşallah. Yeni bir hayata başladı. Yeni bir diyar ve yeni bir ev. Bir süre evvel bu yeni eve geçişinde ona hediye olarak turuncu bir ukulele almıştım. Bir türlü fırsat bulup kendisine ulaştıramadım hediyesini. Belki ulaşmasını o istemedi, belki ben miskinlik ettim, belki de başka bir güç idi buna mani. Bilemiyorum.

    Küçük bir çocuk tanıdım yakın zamanda. Müziğe karşı çok ilgili. Maddi durumları çok iyi değil. izlediği bir filmde ukulele görmüş. Heves etmiş. Küçük gitar istiyorum diye söylemiyormuş sürekli. Babası da fırsat bulup alamamış bir türlü. Bunu öğrendiğimde arkadaşıma aldığım ukuleleyi o miniğe hediye etmeye karar verdim. Hediyesini alınca çok mutlu oldu. Gözlerindeki parıltıyı görünce doğru bir karar verdiğimi düşündüm. Çalmayı öğrenebilmesi için gereken dersleri de ücretsiz almasına vesile oldum. inanıyorum ki müzikle iç içe bir hayat geçirecek ve bu hediye onun için güzel bir başlangıç olacak. Umarım...

    O arkadaş hediyeden bihaber idi. Belki bir başka hediye gönderirim. Belki de hiçbir şey gitmez. Ama biliyorum ki böylesi onu daha çok mutlu edecektir. Kusuruma bakmayacağına inanıyorum.
    16 -1 ... serenity painted death
  • sana değer

    13.
    bitmeyen bir sevişme gibi. bitemeyen. biteceği bilindiği için bitmesi istenmeyen. buruk ve acı. ama tadı damaktan kesilmeyen sevişme. büyük bir parça. harbiden büyük. bir başınıza, yapayalnız dinlersiniz. Belki bir balkon köşesinde, karanlıkta bir dost gölgesi ile. her saniyesine değer.
    6 ... serenity painted death
  • shynola

    1.
    genellikle animasyon tarzında yaptıkları kısa film ve video kliplerden oluşan birbirinden orijinal çalışmalarıyla tanınan shynola, gideon baws, chris harding, richard kenworthy ve jason groves'dan kurulan aşmış bir ekibin adıdır.

    bazı zaman müziğin bile önüne geçebilen yaratıcılık ve özgün fikir konusunda rakipsizler.

    uzun uzun anlatmaya gerek yok esasında. yaptıkları çalışmalardan bazılarını izleyip fikir edinebilmeniz için;

    radiohead - pyramid song
    blur - crazy beat
    unkle - eye for an eye
    coldplay - strawberry swing

    http://www.shynola.com
    6 ... serenity painted death
  • barış manço

    1454.
    Adam olacak çocuklara doğru örnek olmak için kendinden çok şey vermeye niyet etti, Çocuk kadar adam olamamış büyüklerin ortalığın içine sıçmalarını göremeyecek kadar erkenden gitti.

    kısacık ömrüne fazlaca şey sığdırmak için çabalayan, akıp giden zamanı daha tasarruflu kullanabilmek adına anlatacağı onca mevzuyu bir an evvel söyleyebilme isteğinden ötürüydü belki bu aceleci tavrı ve hızlı konuşması.

    Unutulmadı. Hafızalarda yaşamaya devam ediyor. Çok şükür ki unutulacakmış gibi de görünmüyor.

    Mekanı cennet olsun.
    15 -1 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    11298.
    bir gülümseyiş göğsünüzde derin bir yara iken nefes alıp vermek ne zor bir iş...

    umarım kendi tebessümüm de hiçbir zaman aynı acıyı yaşatmaz.
    21 ... serenity painted death
  • fullmetal alchemist

    90.
    hatırladıkça özlüyor insan, özledikçe de hüzünleniyor; geçmişi, çocukluğu, kardeşliği, yitirilenleri, o güzel günleri anar gibi...

    bambaşka bir animeydi, kolay kolay hiçbir seride bulamayacağınız anlar barındıran. tarifi oldukça güç. Şahika. özellikle şu müziği var ki insana gözleri kapalıyken bile adına yakışır şekilde kardeşlik duygusunun ne olduğunu hissettirebilen harikulade bir güzelliktir.

    https://m.youtube.com/watch?v=LmMWha-sBnc+
    13 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının tespitleri

    4672.
    elimizden uçup gittikten sonra kıymetini daha iyi anladığımız, saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok şey vardır şu hayatta. kaybedince geride bıraktığı boşluğu doldurmak için ne yaparsan yap nafile. fakat içlerinde şu ikisi yok mu, sevdiklerini yitirmenin haricinde kıymetini kaybedince anladıklarımız içerisinde en mühim olanları bunlar sanırım.

    biri sağlık, diğeri de bekarlık(!)

    Kıymet bilmeyenlerden olmayın.
    19 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    11293.
    Gecenin en sessiz anı. Uyandım. En güzel yerinde evin, en güzel anında rüyanın. Hangisi rüya. Belki bu? Böyle rüya olmaz. Olmazlar olsun. iste, olsun. Gördüğüm yarım kaldı. Kalmasaydı kim bilir ne olurdu. Oldur. Düşündüğüm olsun. Olsun mu dedim? Olsun derdi. Dedi. Kıvrımlarla yetin. Kan ter içinde kal. Kana tere bulaşma. Kırmızı, beyaz yok. Şimdilik. Başka zamana kalsın. Belki. belki değil mutlak. Mümkün. Orada kalma kendim. Orası başka zamana. Bir, iki, üç birbirine girmiş. Üçe gerek yok. iki yeter. iki eşittir bir. Bir olsun. r artı yedi. yedi güne dolsun. Olacak zaten. Ben nereden bilirim. Sen bilirsin. Burnumda kokusu. Sanki. Olmalı böylesi. Böylesine güzel kokusu. Nerede sızısı. Dinmesin. Sol yanımda sızı. Kalk ve kendine gel. Kalktım. Çiş. Bir boynuzun tadı duyuldu. inatçı tatlı. O da uyansın. Odada hala kokusu. Odada kara delik. içine girip kaybolmak gerek. Başka yer. Orada bir yerin içinde olmak. Bekliyor demek. içi kadar dışında. Kıvrımlarında saklanmak. Kayıp gitmek. Güneş değmez. Oraya, orada bana, benimle orada. Susuyorduk. Alıştık. Ve birden. Hey! Cümlesini duydum. Cümlesine tavım. Ses ver. 3. 2. 1. Hazırım. Hazırsan varım. Söylediğinden fazlasına hazır mısın? Artık duymalısın. Vakit doğru. Bilmeli, görmeli, bildiğini görmeli. Gördü, okudu, duydu, söyledi. Ağzın çarpıldı. Çarpıldın. Çarpık çurpuk yürü. Çıktım. Yüzde kaç kardeş? Hesapsız olmalı. Bekliyor. Gidip gör. Vakit dar. Yolda susmamalı. Kaça kadar demek yok. Susmamalı. Yanlış anla. Amuda kalkıp cümleleri okursun. Kızdın. Kızdım. Öfke değil bu, dizlerinde yara olacak korkusu. At kendini yere. Çamura bulan. Çamuru yüzüne sür. Su gerek sana. Yüzünü suya vur. Suyu yüzüne belki. temiz olan hangimiz? Mabedine gir. Kendini yere vur. Kalbin davul olsun. Ritmini bul. Gözyaşını dinle, midene yumruk at, iğneleri yut, sözlerini tut! Gözyaşlarını hatırladıkça eriyen jöleye döndün. Jöle adam. Fare suratlı ihtiyarı hatırla. Sincap mı fare mi? Hangisi yol gösterirse. Mümkünse git. Mümkün bence. kardeş yarısı gitti. başka sefere artık. Ayva tadı dilimde. ısırmak istiyorum. Isırmayı özledim. Kamaştım. içimde bir yerlerde, içinde. Islaklık. Seni uslanmaz muzur. Susturdum. Uyanık. istediğim her an uyanık kalsa. Onunla. O istediği zaman. istediği kadar. Neyse ki iyi. Rahatım. Rahat mı? Boğaz? Boğazı yürüyerek aşabilirim. Havada yürümek gibi. Yaptım. Boğazı özledim. Vapurlar var, sonra martılar. Git gel. Gidip gelmek için binerler. Martılar sözümü dinler. Gidin ve fısıldayın. Hayat bazen güzel. Çocukken martılarla kız kulesini selamlardım. Çocukluk kaybolmayınca daha bir güzel. Martılar. Sağdan say; bir, iki. Hâla orada. Saklıydı. kıymetlidir. Esaret altında mermer askerler. Çoktan özgürler. ihmal yok. Okşamalı. Onlara iyi davran. Acı çek. Dayan. Belki yeniden kırılacaklar. Bu defa son! Üstüne bir beyaz sayfa, unutulur. Beyaza boya hadi. Yorgunum. Hey! iyisin umarım. Onlar da iyi olsun diye bu uğraşım. Ruhuna dokun. Ses. Islık çal. Şarkı söylemek isterdim. Söyleyebilsem bir şarkı bulurdum. Bulamadım. Midem bulanıyor. Bulantı. Karnına bir daha yumruk vurma! başka şeyler düşün. düşün mesela, gizemli adamı düşün. Düşündüm. Güzellik var. Telecaster saklanmış. Tellerde kan. Kan yüzünden bu küskünlük. Küskünlük? Yarası geçmemiş. Ya da düşünmese mi? Anılar hatırlamak istediğin gibi kalsın. Güzel anlar, güzel anılar. Fenaları da var. Boşver, fenalık yok. Sükut dur. Durma. Lütfen. Yanıyoruz. Yanmak değil bu! Ama yanacağız. Buhar olsak keşke. Keşke ne? Sonra söyle. Sorma. Sus. Kırmızıya bak. Hayır. Hakkımızda hayırlısı.
    10 -2 ... serenity painted death
  • insanın büyüdüğünü anladığı an

    4621.
    ne vakit bir bayram sabahı gözlerinde parıltı ile heyecan içinde değil de mutsuz, keyifsiz, hüznün buruk tadı ve tuhaf bir sıkıntı ile uyanmaya başlarsın, işte o an anla ki çoktan büyümüşsün de farkında bile değilsin.
    23 -1 ... serenity painted death
  • yeni şeyler getiriyorum