• hangi filmi tekrar tekrar izleyebilirsin

    57.
    (bkz: star wars)

    Seriyi otuz senede otuz kez izlemişimdir. Bir tür bağımlılık. Her defasında çocukluğumdaki heyecan ve keyifle izliyorum. Rezil bölümler de çekseler hep devam ederler umarım.
    10 -1 ... serenity painted death
  • internetten tanışılan biriyle buluşmak

    470.
    bir şeyleri(?) kaptırmadıktan sonra sorun yok. malum, organ mafyası var, şusu busu var...

    istatistiklere göre 1000 kişiden 873'ü internette tanıştığı en az bir kişi ile buluşmuştur. bunların yüzde 69'u hayal kırıklığı yaşamış, yüzde 11'i arkadaşlık/sevgili durumunu uzun süre devam ettirmiş, yüzde 20'si de birkaç buluşmadan sonra sıkılıp bir daha hiç görüşmemiştir.

    Buluşmaların büyük kısmı seks beklentisi ile olmuş ve çok gecelik performans denemelerinden ziyade tek gecelik bok ile sonuçlanmıştır.

    Kaynana dırdırı ve aile kavgalarına özenen azımsanmayacak kadar bir kısmı da evlilikle devam ettirmiş ilişkilerini.

    Dikkatli olun. Kolay gelsin.

    Not: işkembe i Kübra.
    9 -2 ... serenity painted death
  • modern insanın en büyük problemi

    1311.
    uyku.

    yetmiyor, problem. tutmuyor, problem. sarıyor, problem. batıyor, problem. eksik olsa da, esiri olsak da her halükarda problem...

    Hangi taraf gerçek, hangisi uyku bilmiyoruz; rüyalara sarılmışız da göremiyoruz Aslında.
    10 -1 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının itirafları

    159894.
    oldukça uzunca bir süredir ben ben değilmişim hissiyatındayım. bir başkasının hayatını yaşıyorum ve her şey çok normalmiş gibi kafamın içerisinde olan biteni perdeye yansıyan filmlerden biriymişçesine tepkisizce izliyorum sanki. şaşırtıcılıktan giderek uzaklaşmaya başlayarak sıradan bir senaryoya dönüşen hayatımın kontrolü benim ellerimden kayıp gitmiş; burada ne arıyorum, bu cümleleri neden kullandım, bu insanlar da kim ve ben ne yapmaya çalışıyorum!?..

    şu film bitse de gitsek. devam bölümlerinden de bir bok olacağı yok.
    14 -3 ... serenity painted death
  • ben bu yazıyı sana yazdım

    31118.
    sen. yani bir zamanlar eşittir ben. biz iken. hiç bitmez iken. bitmeyecek diye düşünürken. birdenbire yokluğu seçen. sebepsizlik ırmağından bahaneler denizine dökülen. gitmek ister ve gider. durgun sularda dingin bir ruh. dönüş yok. bile bile. göz göre göre kandırılmışlık. en çok kim? kimi? seçim senin. tüm güzel, parıltılı ve afili sözcükler ile gün yüzü görmemiş kirli cümleler arasında bir yerlerde kal. gel. gelme. dik. sök! hiç. olmayacağını bile bile yola çıkan da belliydi ya. ya nasip...
    12 -2 ... serenity painted death
  • gamzedeyim deva bulmam

    208.
    adeta yüreğe saplanan zehirli ok ile götten çıkamayan taşlaşmış bok arasında bir etkiye sahip, nadide eser. Acıtıyor... pörsümüş sik gibi söylesen de acıdan kavrulmuş bir yürek gibi söylesen de benzer etkiye sebep olabilir. çok fena, çok...

    her güzel yorumun etkisi başkadır fakat barış Manço'nun yaşattığı hissiyat bambaşkadır.

    Öyle değil mi mahir? Çok da güzel söylüyor...
    10 -2 ... serenity painted death
  • eternal life

    2.
    uyuyordum; ruyasız ve acısız... jeff söylüyordu bunu. uyandım; gerçekler ve acılar... jeff uyuyor ama ben yine dinliyorum. bir gün aynı ruyaya uyanınca yanımızda da söyler belki. hafızamız kirlerinden arınmış, mutluluk ve huzur içinde dinleriz. Çirkin insanlar aptalca oyunlarına devam etsin, güzellikler sonsuza kadar daim olsun; iyi uykuları/n olsun...
    9 ... serenity painted death
  • hallelujah

    202.
    yine bir leonard cohen parçası ve yine bir cover; bu kez erken ölümüyle müziğine hayran kişiler için büyük bir kayıp olan jeff buckley'den...

    her dinleyişte iki kez lanet okuyor insan.
    biri, cohen'e; parçanın yaratıcısı(!) olduğu için.
    diğeri eşsiz yorumu ile bambaşka bir hava katan buckley'e; onun yerine onlarca kötülük timsali insanın ölmesi gerekirken(?) erkenden bizi terk ettiği için.

    kafam bozuk olduğunda, ağlayamadığımda, umutsuz kaldığımda, kahkahalarımda, üşümeye başladığımda, sessizliğe gömüldüğümde ve en çok da uykuya yenik düştüğümde...

    aynı notaların yolumu aydınlattığı o anlarda,

    bir kez daha...

    her şey ne kadar da tanıdık aslında.

    iyi uykuları/n olsun!
    10 ... serenity painted death
  • hastası olunan sözler

    20173.
    "yaşamında en çok yakınlaşma isteği duyacağın kişiler, senden uzaklaşma gereksinimini en çok duyan kişiler olacaklar."

    (bkz: oruç aruoba)
    17 ... serenity painted death
  • değeri sonradan anlaşılan şeyler

    40.
    hayat dersin lakin sonradan anlayabilecek, anlaşılabilecek bir yerin olduğunu, orada ne hissedeceğini, dertleşebileceğin kadar rahat bir ortama erişebileceğini bile bilemezsin. iyisi mi kaybetmeden de, demeden değerini bil. bekle ki o gün gelsin. belki bir gün hakikati öğrenirsin. Erteleme...
    14 ... serenity painted death
  • susarak özlüyorum

    89.
    sanki biraz eksik, yamuk, kırık, sanki orası burası dökülmüş, kopuk, kenarları sarkan, dikenleri batan bir şarkı. olmamış hissi uyandıran fakat tam da olması gerektiği gibi dokunan. yazanın ve söyleyenin hislerine ortak oluyorsunuz, üstelik hiç tanımadan... tanıdım, dokundum, her an içinde nefes alıyordum derdin. ya sonra? sonraki acının tarifi de orada, içeride bir yerlerde gizli. varken yok gibi, hiç tanımamışsın sanki. kıyametine boyun eğmek. ne garip.
    11 ... serenity painted death
  • erotologya

    1.
    hulki aktunç'un, geçmişten günümüze yaşadığımız coğrafyanın insanlarının tenasül yaşamı üzerine yazılamayan, söylenemeyen, tabulaştırılmış birçok şey hakkında bilgi edinebileceğiniz denemelerinin bulunduğu eğlenceli bir üslupla kaleme alınmış muzur ve benzersiz kitabı.
    8 ... serenity painted death
  • meraklı köfteci

    64.
    rahmetli kemal sunal'ın en eğlenceli filmlerinden biri, hatta en komiği! senaryosu bir kitaptan uyarlanmıştır. özellikle bazı sahneleri insanı gülme krizine sokacak derecede eğlenceli olmasına karşın nedense çokça beğenilen ve izlenen filmlerinden değildir. Kıyıda köşede kalmışlardan biridir.

    "bir insaniyetlik yapalım dedik..." repliği ile akıllara kazınan zühtü rolündeki kemal sunal, hem çok acınası hem de bir o kadar komik, usta işi bir performans sergilemiştir.

    hâlâ izlememiş olanlar ve yine izlesek diyenler için kesinlikle kaçırılmaması gereken kült komedi filmdir.
    12 -1 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının itirafları

    159821.
    közlenmiş patlıcan, sıcak kek ve çocukluğumun kokusu hiç bitmesin istiyorum!
    15 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    10709.
    soğuk ve rüzgarlı bir sonbahar gecesi, güneşin henüz uyanmamış olduğu vakitlerdi. beşiktaş'ta ıssız sokaklardan birinde, bedenin ikiye ayrılmış vaziyette yorgun bir kaldırım köşesinde terk edilmiştin seninle tanıştığımız o an. gözlerin göremez olmuştu dünyayı; boynunun yukarısından bihaberdin. ellerin hissedemez olmuştu bir başka teni; omuzlarından aşağısını kaybetmiştin. sorgusuz kabullenmiştin bizimle gelmeyi; bilmezdik başından neler geçtiğini... sustun, yalnızca dinledin. kelimelere gerek yoktu aslında anlatabilmek için kendini. adına şiirler yazdık o ilk gecenin sabahında. iyi kötü şarkılar besteledik senin için. sanki çok uzun zamandır bizimleydin. ne vakit varlığını unutmaya başladık, ilk ve son kez duyacağımız o sözlerini söyledin; "ben artık gitmeliyim..." bulutsuz bir ilkbahar sabahı, kalabalık beyoğlu sokaklarının birinde, tanıştığımız o ilk andaki gibi yalnızlığına terk ettik seni. kim bilir kimler girmiş olacak hayatına, bizim gibi paylaşacaklar mı seninle hikayelerini. ayrılığın ardından farkına vardık ne yazık ki; bilmeni isterdik aslında, seni hâlâ ne çok sevdiğimizi... umarım orada bir yerlerde huzur içerisinde geçiyordur her anın. unutma; ne kadar uzağındaymışız gibi görünsek de mavi ve gri daima seninle...
    16 -1 ... serenity painted death
  • moda

    176.
    Almanların ünlü kadın yönetmeni leni riefenstahl'ın yedinci sanatı propaganda aracı olarak keşfettiği 1936 yılında berlin caddelerinde nasyonel sosyalizmin parlak üniformalı yüz binlerce fanatiği toplu yürürken, dünyada birçoklarının aklına bu üniformaları nazilerin parisli modacılara tasarlatılmış olacağı gelmemişti herhalde; gelemezdi de... yakında tüm bu tüyler ürpertici manzaranın dünyaya kan kokan kara bulutları sürmeye başladığı günlerde, ekonomik buhrandan yeni çıkmış insanlığın aklına gelecek en son şey bu olurdu galiba...

    modernite ve yeni birçok kavramın büyümeye başladığı 20 yy. aslında cihana iki adet nur topu gibi evlat vermişlerdi: "faşizm" ve "moda"... 1930’lar eski kıtasında moda olan şeylerin başında chanel'’in devrimci çizgilerinin yanında bir de faşizm geliyordu. moda olgusu bilerek veya bilmeyerek bu ideolojiye bir bakıma hizmet etmiş oluyor, kitlelerin propaganda metodlarıyla hipnoz edilmesine, çizdiği ve yarattığı baştan çıkartıcı, pasifize eden ve bir o kadar korkutucu üniformalarla yardım ediyordu. bunu yaparken faşizmle karşılıklı etkileşim içinde olarak bir fikir birliğinde buluştular: herkesi tek tip yapmak, tek bir form içine sokmak! nasıl ki faşizmde uymak zorunda olmak, yaşamak ve var olmak için elzem bir düstursa, moda da modern ve post modern toplumların bilinçaltına bu pratiği her türlü iletişim aracıyla kazımış oldu. böylece uymak zorunda hissettirmek, giymek zorunda hissettirmek ile yaşanır kılınırken, ideolojilerin modası geçerken kendini yenileyen ve illüzyonlardan makyajlı ve tek tip yığınlar yaratan moda, her daim bir çıkış yolunu birçok söylemle kolayca bulmayı başardı. buna "modanın simgesel faşistliği" diyebileceğimiz gibi "gündelik hayatın faşizan yüzü" de diyebiliriz herhalde. referansını şiddetten alan bir kavramın etkilediği diğer kavrama bu yüzünü vermemesi mümkün olmayacağından, bireylere uygulanan duygusal ve soyut şiddetten de söz edebiliriz. peki 70 küsür yıl önce sokakalarda aynı ritmle yürüyen üniformalılarla 21 yy.’da caddelerde kulaklarında i-pod’ların melodileri ve giydikleri kıyafetleri aynı marka olan insancıkların bir farkı yok mudur ? giyecek şey bulamamak nasıl ki çıplaklığa sebep ise, seçim yapamamak, daha doğrusu özgür olamamak da bir diğer çıplaklık değil midir? faşizm önünde seçim yapılmaz, otorite önünde şiddete maruz bırakılarak çaresizlik tüm benliğe şırınga edilir. ve galiba çaresizlikle bu şiddete maruz kalmak da bir çeşit "çıplaklık" olabilir. bu kadar giyinikken ve bu kadar seçilmiş-seçmiş iken "çıplak" olmak belki ürkütücü belki de trajikomik.

    kim bilir belki bu anlattıklarımın hepsi safsatadır? modanın bu şiddetli değişime kucak açan, istediğini yapabilen güçlü yüzü de var olmanın ve şiddeti taşımanın farkında olmaksızın mutluluğu, gururudur belki de? aslında çok fazla takılmaya, takıp takıştırmaya da gerek olmayabilir hani...

    ne için çıplak kalmamak istediğimizi biliyor muyuz acaba?
    16 ... serenity painted death
  • small pleasures

    1.
    constantin pilavios'un what is that güzelliğinden bir yıl sonra çektiği diğer bir kısa filmi.

    bu kez finaliyle şaşırtan başarılı senaryonun yanında sinema dili ve biçem açısından da çıtayı yükseltmiş ve etkileyici bir yapıt ortaya çıkarmış.

    https://m.youtube.com/watch?v=flkFW5E0XcM+

    kıymetini bilemediğimiz sıradan anlardaki küçük mutlulukların farkına varabilmemiz için...
    3 ... serenity painted death
  • yaran olaylar

    2239.
    dede, nine ve iki kuzen sofradadır.

    nine sorar dedeye,

    "ne isteyisun haci?"

    "ne vardu?"

    "bezelya ile patates püresi var, isteyi musun?"

    "tağam bağa sadece az bezelya!!! Çok aç değilum..."

    gelen dağ gibi patates püresi, dedenin ses çıkartmadan hepsini afiyetle yemesi ve kuzenlerin gülerek Yemeklerini yemeye çalışması...

    "Ne oliyi habulara?"

    "Anlamayirum!"

    "Eyi... ne var başka???"

    "Bezelyeylan patates püresi!!!!"

    "Bezelya ver bağa, çok aç değilum zaten..."

    Ve kuzenler yarılarak sofradan kaçarlar...
    9 -3 ... serenity painted death
  • sevgilisi olmayan kız

    111.
    Pek şaşılası bir durum değildir. belki beğenileri doğrultusunda uyuşabileceği birini bulamamıştır. belki de O vakit kimsenin ona karşı bir ilgisi olmamıştır. aslında en önemli gerekçesi sadece biriyle çıkmış olabilmek için herhangi biri ile beraber olmayı tercih etmemesi de olabilir. nedense günümüzde böyle bir mecburiyet varmış gibi insanların sevgilisi olmayan kişilere tuhaf baktığı bir dönemde, böylesi bir gereksinime ihtiyaç duymamış olması gayet saygı duyulası. Dangalakça genellemelere malzeme ediliyor olduğu aşikar. Oysa ki gayet Normal bir insan.
    25 -1 ... serenity painted death
  • heath ledger

    197.
    hani yüzüne bakınca "bu adam erken gidecek, kesin..." dediğiniz tipler vardır ya işte onlardan biriydi heath ledger. özellikle ergen hatunların sevgilisi olabileceği sikindirik/popüler filmlerdeki sıradan rolleri pek sevmiyordu bu çocuk. kendisini zorlayan, karmaşık ve farklı karakterleri oynamak istiyordu. jack nicholson'dan sonra benim diyebilen herhangi bir oyuncunun denemek bile istemeyeceği joker rolüne hayat vermek istemesi de bu sebeptendi sanırım. ki ziyadesiyle başardı da. daha karanlık, daha derin ve anarşist bir ruh ile karaktare bambaşka bir boyut kattı. bu insanüstü performansı ile adını tarihe kazıdı. Oynadığı diğer birçok rolden de anlaşılacağı üzere metodist oyunculuğun yeni nesildeki en önemli temsilcilerinden biri olabilirdi lakin ömrü yetmedi. şom ağızlı olmak ne kötü...
    10 -1 ... serenity painted death
  • yeni şeyler getiriyorum
    Takip Edilenler
    serenity painted death kimseyi takip etmiyor.