• hislibiri nin kadın olması

    21.
    ve sonra birbirlerine tırşık yapıp kütahya fotoğrafları yollayarak barıştılar...

    leşli son!
    7 -1 ... serenity painted death
  • optimum avm de klozet kapağına sıçan orospu çocuğu

    13.
    yazmayı bokuyla öğrenmeye çalışmadığı için şükretmek gerek. yoksa o tuvaletin hali nice olurdu...
    2 ... serenity painted death
  • sözlük kızlarının dilleri

    16.
    bu yol sözlük kızlarının göt deliği başlığına kadar uzar.
    3 -1 ... serenity painted death
  • 15 sene önce evlerde fırın yoktu

    39.
    Yalan söylüyorsunuz yalan!!!!

    15 sene evvel evlerde fırın yok ise eğer çocukluğumda yediğim o şahane kekleri nasıl pişirdiler bana???

    Durum gerçekten vahim. Umutsuzluktan ne yapacağını şaşırdı adam. Şalterler atmış, kafa iyice uçmuş.

    Kek mühim bir şey ama vatandaşı bununla kandıramazsınız...
    4 -2 ... serenity painted death
  • bilal erdoğan

    787.
    Memlekette gençlerin çoğu 16 senedir her gün babasını görerek büyüdü ama o görememiş. TV seyredip gazete de okumuyormuş demek.
    4 ... serenity painted death
  • sözlük kızlarının ayak fotoğrafları

    62.
    (bkz: ıslak kütük)

    Hem de ojeli.
    4 ... serenity painted death
  • türbanlı annenin göbeği açık kızı

    4.
    (bkz: zincirleme sıfat tamlaması)

    Algıda sıçıcılık böyle bir şey...
    ... serenity painted death
  • lisedeki ilk aşkınızın ismi

    71.
    adını boşverin, numarası hala aklımda; 9156, sanki bir leyla!

    tam çocukluk bitti, ergenliğin keşifleri, kan kaynıyor, vücutta değişim izleri, ben olmuşum mecnun, açılmışım leyla'ya, bir şeyler başladı başlamasına da... derken bizim leyla'nın babasının tayini. hikayenin sonu yok, anlasana...

    cep telefonu da yok tabi o zaman bizlerde, ne gezer doksanlı yılların göbeğine tam orta yerden bağlıyız besbelli. irtibat kopuverdi, ip henüz bağlanamamışken...

    şimdi ne yapar, kim bilir...

    https://www.youtube.com/watch?v=RO-8kmSZb9o+
    2 ... serenity painted death
  • çocukluk anıları

    220.
    yedi tepeli şehri dört bir köşesinden izleyebildiğimiz, yedi odalı dede evinde yeni bir güne uyanıyorum. aylardan ağustos. üst kattaki karanlık odada uyumuşum yine. güneş bu sabah da uğramamış yanıma. yatağım milyonlarca yıldır bitmeyen bir harbin izlerini taşıyormuşçasına yorgun, darmadağınık. oysa ben henüz yaşı parmaklarının sayısından küçük bir çocuk... tavanı izliyorum. ne kadar yakın. uzanmaya çalışıyorum. kollarım ve ayaklarım uzuyor, uzuyor, uzuyor. fakat yetişemiyorum. yetmiyor gücüm. gökyüzünden daha derin, daha yüksek görünmeye başlıyor; kaçıyor benden. büyüyünce çok daha güçlü olacağım diyorum. benden kaçmaya çalışırsa gökyüzü, pes etmeyeceğim. inatla elimi uzatmaya devam edeceğim... yataktan kalkıyorum. alt kattan çilek reçeli kokuları geliyor burnuma, en sevdiğim. önce banyoya koşuyorum. gözlerimdeki çapaklarla oynuyorum yüzümü yıkamadan evvel. gözlerim hala çok sulu. burnum hala çok kırmızı. yüzümün resim defterimdeki yapraklardan daha da beyaz olması hoşuma gidiyor. dişlerimden birinde kazılı olan göçmen martının resmi silinmemiş; seviniyorum. bugün de hiç büyümemişim. koşarak terasa çıkıyorum. bulutlar çekilip güneşe yer açıyorlar gökyüzünde. kız kulesi yerinde duruyor. vapurlar ağır ağır ilerlerken sesleri duyuluyor uzaktan. kayıp martının arkadaşları ardından ağıtlar yakıyor çatıda. acı çekiyorlar hâlâ. göz göze geliyorum birkaçıyla. dinliyorum onları. neler söylediklerini anlayabildiğime eminim, oldukça uzun bir süredir. büyüyünce ben de böyle vefalı bir insan olacağım diyorum. yitirdiğim insanları, dostlarımı, ailemi, sevdiklerimi asla unutmayacağım...

    alt kata iniyorum. mutfaktan gelen çilek reçelinin kokusu daha bir keskin, daha bir anlaşılır. koridor boyunca uzanıyor, çağırıyor beni yanına. midemden yükselen tuhaf gurultuları duyuyorum ama söz geçiriyorum açlığıma. salona gidiyorum. pencereden içeri süzülen güneş ışığının heyecanı ile dans ediyor minik zerrecikler. danslarına eşlik etmeye çalışıyorum. ışığın düştüğü parkeler kuruyup çatlamaya başlamış. ayrılan her bir parçanın aralarından fırlayıp koskoca dünyayı keşfe çıkan onlarca cesur karıncayı izliyorum. eğilip seslerini duymaya çalışıyorum. onlar benden korkarken, ben de onlardan tiksinen insanları düşünüp insanlıktan tiksiniyorum. kitaplıktaki senelerdir yaprakları gün yüzü görmemiş kitaplardan gelen toz kokusunu içime çekiyorum. o anı hafızamda ölümsüzleştiriyor bu koku. büyüyünce bütün güzel anılarımı çabucak hatırlayabilmek için koku hafızamı asla kaybetmeyeceğim diyorum. mutfaktan gelen çilek reçeli kokusu, salondaki eski kitapların kokusu, en yakın arkadaşımın evlerindeki ilaç kokusu, alt kattaki yaşlı komşu kadının evinden eksik olmayan lavanta kolonyası ve hatta dünyaya kafa tutan karıncaların kokusu... mis kokulu çilek reçeli, bir bardak süt, bir dilim ekmek, burun kıvrılan bir parça beyaz peynir ve bir avuç dolusu mutluluk ile kahvaltımı sonlandırdıktan sonra sokağa çıkıyorum. gün benim. günün kahramanı benim. dilediğim gibi oyunlar oynayabilirim...

    yokuşun sonundaki parka gidiyorum. faili meçhul maktullerden birinin daha adının verildiği, o malum ölümlere utanmayanların ölünün adını vermekten ötürü gurur duymalarından utanmaları gerektiğini bile anlayamadıkları bir parka. kimse yok benden başka. özgürüm. salıncaklar benim. kaydıraklar, kum havuzları ve daha bir sürü oyuncağın tek sahibiyim orada. neden sonra sıkılıyorum. oysa ki ne kadar da eğleneceğimi düşünüyordum en başta. anlıyorum ki mutluluk paylaşınca güzeldir, yalnızlığın içine milyonlarca mutluluk sığdırsan da nafile, yanında sevdiğin bir insan olmayınca tadı hep eksik, hep kırık dökük...
    4 ... serenity painted death
  • akrep burcu erkeği

    1415.
    bi' sikime derman olamaz. sokar durur. zehri en çok kendini vurur.
    2 -1 ... serenity painted death
  • eft masrafı

    1.
    bugün denedim, dangoloz akbank 20bin tl için 5 küsür lira kesiyor. meblağ fark etmiyor sanırım. diğerleri de aynı boktur muhtemelen.
    ... serenity painted death
  • barış manço

    1666.
    bedeni ölmüş olsa da ruhu adeta bir obi-wan kenobi gibi etrafımızda dolaşıp bize yol göstermeye devam ediyor... onun doğrularını hem şarkı sözlerinde, hem de eski sohbet ve programlarında anımsayıp adam(insan) olmaya çabalayan bir kuşağın ayakta kalmaya çalışan çocuklarıyız.
    5 ... serenity painted death
  • nutella ile en uyumlu şey

    10.
    söyleyemem çok ayıp...
    ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının kendilerini hissettikleri yaş

    43.
    beden 70, ruh 18, akıl tanımsız, kalp sonsuz.
    4 -1 ... serenity painted death
  • akp reklamlarının kaynağı

    4.
    Milletin vergileri. Vatandaş sağ olsun. Durmak yok küsküye devam. Sokarsa ak parti sokar. Pardon, yapar...
    5 -2 ... serenity painted death
  • çörek yapabilen bir kızı üzmek

    2.
    Üzmeyin bu kızları. Özellikle kek yapanları. Her gün size çeşit çeşit kekler ve çörekler pişirip mis kokularla gönlünüzü ve midenizi doyuruyorsa kıymetini bilin.

    (#36807173)

    çünkü kek mühim bir şey!
    6 -1 ... serenity painted death
  • gitmek

    467.
    insan bazan o kadar çok istiyor ki. Bazan değil belki, çoğu zaman... hiçbir yere yere ait olmadan, bir yerde. herhangi bir yerin sakini olarak kalmadan yaşayabilmenin hayaliyle. kalabalıklardan uzaklaşıp karanlığa karışmak, kendini buluncaya kadar gitmek ve izlerin bulunamayacak şekilde kaybolana dek uzaklaşmak. bir adet bitmeyen yol, mühim bir yol arkadaşı ve hiç dinmeyen müzikle beraber; kendince ve kendin olabildiğince... öyle işte.
    8 ... serenity painted death
  • adalet ve kalkınma partisi

    5043.
    (bkz: art niyet ve kayrılma partisi)

    yaparsa ak parti yapar diyorlar. valla bence de doğru.

    yandaşa peşkeşi, rantsal dönüşümü, terör sevici ve cemaatlerle kol kola gezip başkalarını cemaatçi/terörist ilan etmeyi, vatandaşa yağlı kazık gibi giren zamları, büyük hizmet diye şirketleri ihya edip milletin cebini sömüren köprü ve yolları, aymazlık ve tutarsızlıkları yaparsa bence de onlar yapar.
    1 -1 ... serenity painted death
  • testislerin asimetrik olması

    6.
    ufacık bir veletken bu durumun sadece bana özgü bir sıkıntı olduğunu düşünüp üzülürdüm. hatta öyle bunalıma girmiştim ki mıncırıp sıkarak o asimetriyi düzeltmeye çalışıyordum. kimseye de bir şey diyemiyorum tabi, utanıyoruz. bir de büyümeye başlayınca cinsellik kısırlık falan çat pat bir şey öğrenmişiz çocuk aklıyla, kesin yamuk taşaklar yüzünden kısır olacağım diye bunalıma girip ağlıyordum. neyse ki doktor olan eniştemden gerçeği öğrendim de rahatladım. asimetrik ama sevimli diyerek kendimizi avutarak büyüttük ve büyüdük.
    3 -1 ... serenity painted death
  • m incenin 10 öğretmenin sigorta primini ödememesi

    17.
    (bkz: al birini vur ötekine)

    mevzunun gerçekliği ne derece kesin bilinmese de diktatörlük eleştirisinde bile diktatörce söylemlerde bulunan biri kendileri de.

    cidden bu ülkede gözü kapalı oy verilecek kimse yok. her aday birbirinden bok. ehven i şerin ardından ne çıkarsa artık...
    2 -3 ... serenity painted death
  • yeni şeyler getiriyorum
    Takip Edilenler
    serenity painted death kimseyi takip etmiyor.