• yazarların merak ettikleri şeyler

    26.
    (#39775603)

    bokçu çocuk, şimdi nerede, yaşıyor mu, bir ailesi var mı, maddi durumu iyi mi, çocukluğunu hatırlıyor mu ve o günleri nasıl atlattı...

    merak ediyorum.
    1 ... serenity painted death
  • yazarların merak ettikleri şeyler

    24.
    (#35565844)

    çocukken en yakın arkadaşımla beraber küçük mavi bir teneke bisküvi kutusunun içerisine bir şeyler koyup toprağa gömmüştük. 30 yıl sonra açmak için sözleşmiştik. birkaç oyuncak, bozuk para, beraber çektirdiğimiz bir fotoğraf, kan kardeşi olduğumuz andan kalma kanlı parmak izlerimizin olduğu bir kağıt ve iki mektup. ikimiz de bir şeyler yazmıştık o mektuplara. geleceğe, kendimize, hayallerimize dair. yazdıklarımızı okumamıştık. sürpriz olacaktı ikimiz için de...

    gömülü olduğu yerde arşa değen kocaman binalar var artık. kutuya ne olduğu ise meçhul.

    neredeyse 30 sene evvel kutunun içerisine koyduğum o mektupta neler yazmıştım,

    merak ediyorum.
    3 ... serenity painted death
  • jacobs vs nescafe

    46.
    Vs bile kazanamaz. ikisi de leş, ikisi de boş beleş.

    Adam gibi bir filtre kahve için öyle keyfine varın.
    ... serenity painted death
  • instagramda takip atıp geri çeken kız

    24.
    geri çekme yöntemiNi tercih ettiğini belirtmeye çalışıyordur.
    ... serenity painted death
  • bir resim olsaydım

    99.
    Karanlık bir evin arka penceresinden sokak lambasına bakan yalnız bir adam. Penceredeki adamın hikayesine ışık tutmaya çalışan yorgun bir sokak lambası. Hangisi asıl kahraman? Hangisi asıl sallantıda olan?

    bir resim olsaydım

    Bunun gibi.
    13 -1 ... serenity painted death
  • gecenin şiiri

    13011.
    Kış büyük geliyor nara gidelim
    soğudu günlerin yüzü nara gidelim
    narın bir diyeceği olur da bize
    açılır yazdan binbir sıcak söz
    dilimiz kurudu burdan nara gidelim
    narın bir evi var pek kalabalık
    keşke biz de otursaydık orada
    ev büyük geliyor şimdi her oda
    bir ayrılık, çocuklar kapalı kutu,
    bahçeler dağınık: Bir salkım üzümü
    paylaşırken nasıl da bağ bahçe arkadaştık,
    meğer yapraklarından soymaya başlamış
    bahçeyi hırsız, bağ çıplak kalmış!
    Narın bahçesine bir hoyrat girse
    tenden önce dile yoksulluk düşer
    dil üşümeden daha üzülmeden ten
    açılıp saçılsın bize nara gidelim;
    ev ki nar gibi içiçe bahçe
    kadın aşka bahçe, deli sarmaşık
    tutunup aşkına hemen nara gidelim

    Nârın elinden kopardık şu aşkı diyelim

    (bkz: haydar ergülen)
    3 -1 ... serenity painted death
  • gelecekteki sevgiliye not

    3465.
    Gelecek zamanda işin ne? Hala oralardasın. Zaman makinesinin bulunacağı da yok. Ben ümidi kestim, sen de bekleme.
    4 ... serenity painted death
  • nar ağacı

    43.
    öyle güzel bir dili ve gönlü vardır ki bu kitabın, sinema filmi olsa bu denli içine alıp saramaz insanı. tıpkı fotoğrafların içinde yolculuğa çıkmak gibi...
    2 ... serenity painted death
  • kızıl saç

    735.
    bazılarına çok yakışıyor. kendi renkleri olmasa dahi doğal görünüp güzelliğini pekiştiriyor. hem sevimli hem de seksi bir hava katabiliyor. özellikle beyaz tenlilerde.

    bazılarıysa enkaz...
    2 -2 ... serenity painted death
  • büyüdüğünüzü anladığınız an

    235.
    büyümekten değil de yaşlanmaktan korkmaya başladığınız an.

    beyazlar, çizgiler, eksilenler ve yük haline gelenleri hissetmeye başlamışsınızdır.
    6 ... serenity painted death
  • önümüze gelene bir tekme

    39.
    hey gidi hey! bilhassa 90'lı yıllar öncesinde çocukluk dönemlerini yaşamış bizim kuşağın en güzel günlerinden kalma anıların arasında yer almaktadır bu gerzek oyun. erkekler tarafından oynanıp kız çocuklarının en büyük kabuslarından biri olmuştur. özellikle ilkokul yıllarında okulların açıldığı sıralarda hala tatilin etkisinden kurtulamayan ve sabah akşam oyun oynama isteği ile yanıp tutuşan minikler tarafından kol kola verilip önlerine çıkan her kimseyi tekmeleyerek gerçekleştirilir. esasında sabi bünyeler için oldukça sadistik eğilimler doğurabilecek bir eğlence anlayışının ürünü olsa da, çoğu kez safiyane(!) duygularla oynanır. bazı fesat miniklerin sevmedikleri bir çocuğun hakkından tek başlarına gelemeyeceklerini düşündüklerinde, birlikten kuvvet doğar önermesi ile yanlarına kattıkları diğer arkadaşlarını gazlayarak düşman belledikleri bu kişilerin şakayla karışık bir güzel pataklanmasıyla kendini tatmin etmeye çalıştığı da görülmüştür. işin sonunda durumun farkına varan hedef kişi de kendi arkadaşlarını kaptığı gibi büyük bir kavgayı başlatabilir. neyse ki çoğu kez bu kavgalar fazla uzun sürmez ve neşe ile oyunlarına devam ederler. okulun kapanmasına yakın dönemlerde ise bu oyun evrilir ve yaklaşan yaz tatilinin heyecanı ile enerjileri tavan yapan çocuklarca "akdeniz, karadeniz, karneleri isteriz"e dönüşür. bazı zamanlarda öyle bir enerji patlaması ve öfke içerisinde olurlar ki karneleri vermeyecekler diye düşünülen koca koca öğretmenler dayak atılmakla tehdit edilir. lakin sonuçta dayak yiyen taraf pek değişmez tabi... karnelerini sorunsuz biçimde alan bu minikler büyümeye başlayıp bedenlerini keşfettikleri ergenlik dönemlerine geldiklerinde ise cinsel eğitim derslerinin gazıyla yeni oyunlar ve yeni sloganlar bulmaya başlarlar. işte bu sloganlardan biri de kızlara ped dağıtıldığını öğrenen hormonları kulaklarına vurmuş erkeklerin kıskançlıktan saçmalayıp uydurdukları "prezervatif isteriz!"dir...

    -şimdi bana kaybolan yıllarımı bla bla bla!..
    2 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının itirafları

    172420.
    bir dangalak yüzünden 20 yıllık dostluğum sonlanmıştı. aklıma geldikçe mideme fil ordusu oturuyor. kırgınım ve üzgünüm. hem kendime, hem o dangalağa hem de yitirdiğim dostuma kızgınım. insan ölüme bile alışıyor, yaşarken kayıp olanlara neden alışmasın? kendimi bile kandıramıyorum...
    2 ... serenity painted death
  • yalnızlığın anlaşıldığı anlar

    6020.
    sohbetlerin kendin kendine, etrafında görünmez aynalar, tavanda uçsuz bucaksız bir perde varmışçasına seyre dalmalar, duvarlarda yankılanan sesleri arayış, arayan soran kimsenin olmadığını anlayış, yapmak istediğin onca şey varken boşverip rüyalarda daha renkli maceralar için şevkle uykulara dalış.
    4 ... serenity painted death
  • ortodontinin bir anlamı olmaması

    11.
    Ortodonti ayağına nasıl bir ilaç sürmüşlerse ağzına, kafa uçmuş...
    ... serenity painted death
  • çocuklarla girilen diyaloglar

    1629.
    minik yeğen hastalanmış ve enerjisinden çok şey kaybetmiş. her daim gülümsetirken bu kez epey hüzünlendirmiş...

    "anne bana ne oldu?"

    "hasta oldun kızım..."

    "hasta olunca ne oluyor?"

    "vücudumuz bozuluyor..."

    "oyuncaklar gibi mi?"

    "evet."

    "oyuncaklar ölmüyor ama dedem hasta olup ölmüştü?"

    "evet insanlar ölür ama sen iyileşeceksin."

    "ölünce insanlara ne oluyor?"

    "çok uzak bir yere gidiyorlar..."

    "ben ölürsem üzülmeyin, orada beklerim sizi."

    "..."
    10 -1 ... serenity painted death
  • sözlük yazarlarının itirafları

    172405.
    hafızamı sildirip çok sevdiğim tüm filmleri, dizileri, kitapları, masalları, düşleri, düşsel anları ve kırık dökük de olsa bazı aşkları tekrar tatmak istiyorum.
    4 ... serenity painted death
  • dede ile babaanne diyalogları

    6.
    elektriklerin kesildiği bir gündü ve elektriksiz kalınca tek eğlence kaynakları olan televizyonu seyredemeyen bizim huysuz ihtiyarların kısa bir süre de olsa canları sıkılmasın diye yanlarına gidip onlarla birkaç kelam sohbet ederek hayırlı torun olmak istemiştim.

    fotoğraf albümlerinden birini aldım ve eski günlerden bahsedince mutlu olacaklarını düşündüm. fakat sonuç hiç de eğlenceli olmayacaktı; en azından onlar için...

    "vay be, dedeme baksana. gençken ne kadar yakışıklıymış!"

    "heee ole yakuşukliydi ki bütun istanbul güzelleri peşune kuyruk oliyidi..."

    "nasıl yani?"

    "ula maskaralık edeyrum lahana! hağu sifatun nesi idu yakuşuklu?"

    "höööyyyt! benum tipuma ne vardu? sen kenduna bak!"

    "ne bakayum kendume, senun yanunda sağa benzedum 55 seneye!"

    "niye yahu adamdaki gözlere baksana mel gibson mübarek."

    "ula bağa o kefere isumleri dema da!!!"

    "mal gibisun deyisun ya essahtan maldu bu adam, mal..."

    "ahahahahaha...
    şu hac fotoğraflarınız çok komik yahu. sen ve büyük babaanne fotoğraf çekene bakıyorsunuz ama dedem etrafı inceliyor."

    ver bakayum, heee da arap karilarunu keseyi... gaybana oraya bile boş durmayidi!"

    "ahahah yok artık!"

    "memlekettakiler yetmayidi..."

    "bu dedemin giydiği şeyin altına iç çamaşırı giyiyorlar mıydı?"

    "ihrami mi deyisun? yok giymayiler, hehehehe."

    "niye güldün, ne oldu gene?"

    "ula sen neredan bileyisun giymeduğumi?"

    "hağu cemal emice yok miydi, bizumla gelen ilyaslarun babasi?"

    "heeeee?"

    "o bizum yanimiza otururken gördüm kakallari meydana idu."

    "ahahaha nasıl nasıl?"

    "her oturduğunda görunuyidu işte hehehehehe."

    "ula sen milletun şeyune mi bakayidun oraya???"

    "ben bakmayidum haci, o firlamuş bakayidi etrafa!!!"

    "ahahahaha yuh..."

    "senun hacun sayilmayi!"

    "asul senun hacun sayilmayi, 30 senedu dua etmedan namaz kilayisun! nafile dudak oynatiyisun."

    "edeyirum!"

    "edeyisun da 2 tane dua ile olmaz iş. hem sen oraya bile karilari düşuniyidun, bilmayrum sanki..."

    "hööööyytt! milletun kakallarina bakmaydum senun gibi!"

    "yok artuk bir da onlara baksaydun!!!"

    "senun ettuğun haciluktan ne olur ula, puuuu gözum görmesun seni..."

    "asil senun haciluğuna... sağa haci diyenun siçayum sepetune!!!"

    "ahahaha gidiyorum ben siz harbi kafayı yemişsiniz!"

    "sen sus ula pis cenabet uşak. bütun suç senun, sen çikardun bu işi başumiza!!!"
    4 ... serenity painted death
  • ev araba yazlık 6400 tl maaş ve yalnız olmak

    66.
    ve meriç olmamak...

    tebrikler; erdiniz!
    5 ... serenity painted death
  • misvak dergisi

    523.
    derginin içeriğinin komik olmasından ziyade güldürmek için seçtikleri mizah anlayışı ve zekadan mahrum oluşları gülünç ve acınası...
    2 -1 ... serenity painted death
  • öyle kolaysa

    30.
    bu çocuğun müziğini ve olmadığı insan gibi görünmemek için kendini kasmayışını seviyorum. en osuruk sesli hallerinden bu yana dinlerim. üstündeki kabuğu kırıp içindeki rengarenk özü dışarı akıtmaya başladıkça daha bir oturmaya başladı her şeyi. sesi bile güzelleşiyor sanki, sahnede ve kliplerdeki kendine güven ve duruş değişmiş, daha oturaklı ve kendine hakim ama özünde yine naif ve kırılgan. söz yazım konusunda da katlanarak büyüyor meziyeti.

    https://www.youtube.com/watch?v=qUsE49lUQUY+

    ***

    satmam, bu dert benim
    hem ağam hem paşam!
    öğrenirim onunla kendimi
    direnenler yaşar

    ***

    başına bir iş gelecek insanların yüzünden okunur ya yazgısı, ondan sanırım insanda bıraktığı sızısı. bana yitik bir dostu hatırlatıyor...
    5 ... serenity painted death
  • yeni şeyler getiriyorum